|
|
|
|
| Konuk
Defteri |
|
Sizde yorumlarınızı yazmak için tıklayın |
Tamer Kunlar (07.09.2009) Merhabalar;
Bugün NTV Spor'da Derya Büyükuncu'yu dinlerken duygulanmayan var ise yüzme sevdasından şüphe ederim.
Sana destek olacak kadar imkanımız olmadığı için özür borçluyuz. Ama ya imkanı olduğu halde yardım destek olmayanlar?
Onlar neredeler?
Sevgiler,
Tamer Kunlar
|
Orhan Selim (07.09.2009) Merhabalar sayın editörler,
Siteyi sürekli izlediğimi tekrar etmek istemesem de belirteyim ki önerilerimi daha bir dikkate alırsınız diye düşündüm.
Madem yeni bir şeyler yapmak niyetindesiniz öncelikle hemen hemen hiç kullanılmayan ve altı tamamen boş olan başlıkları kaldırın. Neler olduğunu yazmama gerek yok siz daha iyi bilirsiniz. Gerçekten işlevsiz, kullanılmayan, sadece kalabalık yapan bazı başlıklar var, bence onları kaldırın.
Bursa ana başlığıda çok kalabalık ve çok yeri işlevsiz onları da budayın.
Yarışma sonuçlarınız biraz karışık ve nasıl desem takibi zor. Daha izlenebilir bir sınıflama ve isimleme gerekiyor bence. Aradığımızı bulmak cidden sorun oluyor. Standart bir dosyalama yapılmasında fayda var ki bizde aradığımızı kolay bulabilelim.
Site içi arama yok bu bence en büyük eksik.
Haber arşivi de tarih aralıkları ile düzenlense çok iyi olur.
Tüm dosyalarda yayın ve son güncelleme tarihi olmalı.
Valla yazın dediniz bende yazıyorum ama sitenin-sitemizin daha iyi olması adına dileklerim ve eleştirilerim. Olması zordur derseniz onu bilmem ama olmayacak şeylerde değil bence. Aklıma gelenler şimdilik bunlar. Kolay gelsin en kısa zamanda normal yayın akışı içinde görüşmek üzere. Sevgi ve saygılarla.
|
Çetin Serdar (15.08.2009)
Sayın Tamer Kunlar’ın yazısı üzerine önce Murat Özüak bir yazı yazdı. Ardından Feyzi Bozdoğan konuya ilişkin bir not düştü ve son olarak Murat Özüak bu yazıya karşı bir açıklama daha yaptı.
Tüm bu yazılar çok yakın tarihli ve konuk defterimizden görülebilir.
Kişisel görüşüm “ki bu nedenle editör sıfatı kullanmadım” Feyzi Bozdoğan’ın açıklamalarının doğru ve yerinde olduğu yönünde.
Ana statü bu konuda çok açık. Federasyonun görevleri 19 madde ile tanımlanırken konuya da net olarak açıklama getirilmiş. Tekrara gerek yok bence, arzu eden siteden ana statüye bakabilir.
Murat Özüak’ın vurgu yaptığı, izin değil “yaptırım” konusu da aslında açık. Bir önceki yazısında belirttiği “Biz senede 3-6 özel müsabaka organize etmeyi planlıyoruz ve resmi hakemler olduğu sürece yüzdüğünüz her derece derneğimizce resmi olmasa da kayda geçmektedir” cümlesini anahtar olarak alırsak; bilindiği gibi hakemleri görevlendirme Federasyon eli ile MHK üzerinden yürütülür. Yani hakemler “resmi” değilse etkinlikte, sonuçlarda, derecelerde resmi değildir ve en önemlisi hepsi resmi olsa da müsabakaların ve rekorların tescili federasyonun sorumluluğu dahilindedir. Ki bu bizi tamda Tamer Kunlar’ın sorusuna ve cevabına götürür. Bunların hepsi bir yaptırımdır. Kısaca hakem ataması olmaz ise müsabaka dereceleri tescil edilmez ise bahsi geçen 3-6 müsabaka sadece şenlik olabilir.
Tüm bunların ötesinde elbette isteyen reglemanı uygunsa, dilediği ulusal ve uluslararası yarışa katılabilir. Ama derece tescili gereken bir yarışa katılamaz ve milli olamaz.
|
Yalçın Şenol (14.08.2009) Merhabalar, çalışmayı hazırlayan turkyuzmedunyasi editörlerine ve bize ileten sitenize teşekkür edrim.
Birilerinin bu işlerle hemde üstlerine vazife değilken uğraşması zaman ve para harcaması (site masrafları bir yana vakit nakittir değilmi)ancak takdir edilebilir.
Ayrıca teşekkürün arasında gümbürtüye gitmesin rakamlar çok üzücü zaten türkyüzmedünyasıda ağlayan bir çocuk fotorafı ile geçmiş haberi.Hiç sanmam ama sayılarda küçük hatalar bile olsa hatta 2 katını doğru kabul etsek ne değişir.Yazıkki halimize ne yazık.
|
Ertan Yazıcı - Site Editörü (14.08.2009)
Sayın Tekin,
Biz Anadolu Ligi seçmelerine ve finaline kaç takım ve kaç sporcu katıldığını bilmiyoruz. Kaldı ki yüzme ailemiz de aslında bu etkinliklere ilişkin sonuçları sitemiz yayınlarından değil sizden öğrendiler bu güne değin.
Okuduğunuzu ve gördüğünüzü anlamanın ötesinde dört işlem konusunda da becerinizi ortaya koyarsanız bu uyduruk rakamlara ulaşmanız mümkün olabir.
Sevgilerimizle...
|
Cengiz Tekin (14.08.2009) Sayın site idarecisi yazmışsınız güselde siz Anadolu kupasına kaç takım kaç sporcu katıldı biliyormusunuski kafanızdan rakam uyduruyorsunuz.uyduruk temelsiz yorumlar yapmayın bir yarışta tüm havuz doluyor haberiniz varmı.Biraz ciddiyet lütfen.Ayırca bahsettiğiniz sitede sizin galiba bunca reklam ve abartı yaptığınıza göre.
|
Murat Özüak (14.08.2009) Sevgili Fevzi,
Benim bahsettiğim "yaptırım", izin değil, federasyonun yaptırımı yok. Zaten mevcut tesisler yönetmeliklere uygun ve güvenlik açısından donanımlı ise özel yarış da organize edilir ve ediliyor da. Nitekim biz Galatasaray havuzunda senede 4-5 tane özel yarışı federasyondan izin almadan düzenliyoruz. Masterlar için de Karadeniz Vetranlar Oyunlarını yaptık ve federasyondan izin almadık; Ahmet hoca oradaydı. Yani Tesis idare ve donanımı ile zaten yeterli ise sorun yok. Kamu kuruluşu olmadığınız için de yaptırımınız olamaz yani kimseyi mecbur edemezsiniz. Fakat biz iyi niyet ve uzlaşma çerçevesi içinde dernek olarak her zaman faaliyet programı taslağımızı onay için federasyona gönderiyoruz. Somut olarak da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Anısına Master Yüzme Zafer Bayramı Şenliği ve diğer müsabakaların izni Kasım, 2008'de Ahmet Bozdoğan ve Nilüfer Sanvar'dan alınmıştı. Herhalde faks ve maillerimiz koybolmuş olacak ki, 10.08.2009 ve bugün tekrar izin istedik.
Neticede ortada izin verecek var ama yaptırımı yok, sadece onu söylemek istedim.
Bu arada federasyon veya daha doğarusu GSGM'nin bir tesise yeterlilik vermesi ve periyodik olarak denetlemesi çok doğru olacaktır. O zaman sadece hakem tahsisi için federasyona veya bölgeye baş vurulur.
Sevgiler ve saygılar,
|
Feyzi Bozdoğan (11.08.2009) Federasyon zaten Türkiye Şampiyonalarından sorumlu olup derneğimizin veya başka bir derneğin düzenleyeceği özel müsabakalar konusunda bir yaptırımı yoktur. Şöyle bir Alman, İngiliz, İsveç, Avustralya veya ABD master faaliyet programlarına bakın ve dünyada bu iş nasıl oluyor gözlemleyin lütfen.
Murat Ağabey sana bu görüşünde malesef katılamıyorum. TÜrkiye Yüzme Federasyonu Ana Statüsü'nde şöyle demekte
ç) Ülke içinde müsabaka ve organizasyonlar düzenlemek, ülke içinde düzenlenen tüm müsabaka ve organizasyonların devamlılığını sağlamak, hakem, temsilci ve gözlemci atamasını yapmak,
d) Talep eden kişi ve kuruluşlara, düzenleyecekleri özel yarışma, özel seminer ve kurslara ilişkin gerekli koşulları yerine getirmesini takiben izinlerini vermek,
Benim yorumum Federasyon Türkiye'de özel yarışmalara izin verilmesi konusunda tek yetkili. Bence GSGM'nin illerde yaptığı yarışlarda bile. Tabi uygulamalar farklı. Havuzların Denetimi Federasyon'da olmadığı sürece kurslara da müdahale etmek imkânsız gibi. Sualtı Federasyonu için çıkarılan Cankurtarma Yönetmeliği gibi Yüzme Federasyonu için de yönetmelik çıkmalı. KAMU KURULUŞU olmadığımızdan bu Yönetmeliğin GSGM tarafından çıkarılması gerekiyor. Sağlık Bakanlığı'nın Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Esaslar ve Şartlar Hakkında Yönetmeliğin de hâlâ tasarı halinde olması düşündürücü.
|
Yalçın Şenol (10.08.2009) Bu arada az önce sormayı unuttum.
Nedir bu yüzmeye el koyuldu meselesi açıklarmısınız.
|
Yalçın Şenol (10.08.2009) Merhabalar,
Sayın Site editörleri neden 2 gündür hep yorumsuz yazılar var.
Yorum gerçekten yokmu yoksa çekiniyormusunuz.
|
Murat Özüak (10.08.2009) Sevgili Tamer Kunlar,
Bahsini geçtiğiniz Yüzücüler Dayanışma Derneği başkanı olarak sizi tatmin edeceğini umduğum bir yanıt yazmayı uygun gördüm.
Yüzücüler Dayanışma Derneği tüm Türkiye'yi kapsayan ve isteyen aktif veya dino (master) sporcuyu, antrenörleri ve spor adamlarını (onur üyesi olarak) bir çatı altında toplayan bir dernek olarak 28 Ocak, 2009 yılında kuruldu. Eğer www.turkiyeyddd.org sitemize de bakarsanız hem tüzük, kurul ve faaliyetlerimiz ile igili detaya bakabilir, bilgilenebilirsiniz. Şu an üyesi bulunduğunuz BUSSAD üyleri de baştan beri davet edilmiştir. Derneğimizin kapısı hala BUSSAD dahil herkese açıktır.
Bu dernek kurulmadan önce tüm faaliyetleri ben organize ediyor ulaşabildiğim tüm dinoların onayını aldıktan sonra federasyondan derecelerin resmi olması için hakem talep ediyorduk, bu şekilde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Anısına I. Uluslara Arası Master Yüzme Cumhuriyet Kupasını 28-29 Ekim,2007'de İstanbul'da Burhan Felek tesislerinde düzenledik. O zaman sevgili Deniz Seymen sağ olsun büyük destek vererek, Bursalıları organize etti ve BUSSAD'ın kuruluşuna vesile oldu. Kendisi maalesef artık BUSSAD bünyesinde de değildir.
Yani Tamer bey derneğimizin federasyona veya kurallara aykırı bir faaliyeti yoktur, tam tersine federasyon ile koordineli bir biçimde faaliyetlerini yürütmektedir. Federasyon zaten Türkiye Şampiyonalarından sorumlu olup derneğimizin veya başka bir derneğin düzenleyeceği özel müsabakalar konusunda bir yaptırımı yoktur. Şöyle bir Alman, İngiliz, İsveç, Avustralya veya ABD master faaliyet programlarına bakın ve dünyada bu iş nasıl oluyor gözlemleyin lütfen.
Bahsi geçen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Anısına III. Uluslara Arası Master Yüzme Cumhuriyet Kupası benim isim babalığını yapmış olduğum ilk özel müsabaka ve bu müsabakanın federasyon tarafından organize edilmesi için ben şahsen Ekim, 2007'de başvurdum ama özellikle Atamızın ismi çıkartılıp hiç bir açıklama yapılmadan değişince itirazımızı sayın başkanımıza yaptık ve kendisi ismin düzeleceği konusunda söz verdi. Fakat isim faaaliyet programında ve LEN web sitesinde değişinceye kadar biz dernek olarak İstnbul'da yarışımızı organize edeceğiz. Bu konuda yani Atatürk konusunda benden kimse taviz vermemi isteyeye hakkı yoktur. Bu yarışın tekrar ediyorum isim babası ve organizatörü benim federasyon değil. Bu da federasyon ile aramızda bir çelişki olduğu intibası yaratmasın, çünkü bu problem tamamen bazı koltuk sevdalısı, kapalı kapılar arkasında kulis yapan, masterlar dahil yüzme camiası içine nifak tohumları eken, şahsi çıkarları doğrultusunda hareket eden 2-3 adamdan kaynaklanmaktadır.,
Biz Senede 3-6 özel müsabaka organize etmeyi planlıyoruz ve resmi hakemler olduğu sürece yüzdüğünüz her derece derneğimizce resmi olmasa da kayda geçmektedir. Sitemizde rekorlar olarak yayınlamaktayız.
Bu vesile ile aklınızın karışmasına sebebiyet verdiysem özür dilerim. Siz sporunuzu aynı heyecan ve keyifle yapmaya devam edin.
Sevgiler ve saygılar,
|
emre gecirtgen (08.08.2009) türkiye yüzme federasyonunu tebrik ederim.çok müthiş çalışıyorlar.öyleki günlerdir istanbul ve kayseri deplasmanının harcırahlarını(sanırım repo da değerlendiriyorlar) ödememek icin baya çaba sarfettiler.milletin hakkını bu şekilde değerlendirdikleri icin onlara teşekkürü bir borç bilirim.
ve ayrıca bu yönetimi başa getiren ve hala sesi çıkmayan insanlarada sonsuz sevgi saygı ve teşekkürlerimi sunarı
uyuyun bakalım uyuyun.
|
Tamer Kunlar (08.08.2009) 1986 yılında bıraktığım yüzmeye bu sefer master olarak başladım. Yeni başlangıçta 1 yılım dolmak üzere. Sağlığım yerine geldi, dostlarımla birlikteyim. Kısacası mutlu... Evet mutluda kaldım, çünki başlangıçta mutlu iken şimdi değilim.
Uzun zamandır izlediğim bir konu var. Bir tarafta Yüzme Federasyonu var diğer tarafta da Dernek. Birbirlerinden farklı haraket ediyorlar. Bu yazımı koyacağım tüm web sitelerinde masterlar bir yazı bombardumanı içerisindeler. Birisi federasyon diyor diğeri dernek.
Şimdi sorularım başta Sayın Federasyon Başkanımız ve ilgililere. Bu arada hemen belirteyim, yazdıklarım mensubu olduğum Bursa Su Sporları Kulübünü bağlamaz, tamamen kendi fikrimdir.Soru işaretlerinin kafamdan kalkması adınadır. Boyumdan büyük şeyler yazdı isem affınıza sığınıyorum:
Federasyonun belirlediği bir master faaliyet programı var, bir de derneğin belirlediği program var. Aynı anda farklı yerlerde yarışmalar yapılıyor yada yapılacak.
Bunun sebebi nedir? Birisi çıkıp bana bir açıklama yapsın lütfen.
Nede olsa nerede ise yurtiçi ve yurtdışı tüm yarışmalara gidiyorum ve gideceğim.
Devam ediyorum, diyelim ki ben bir ferdi yarışmacıyım. Hangisine gideceğim? Federasyonun yaptığına mı, yoksa derneğinkine mi?
Diyelim ki, derneğinkine gittim ve 1-2 yarışmada da uluslararası barajları geçtim ve avrupa yada dünya masterler yarışmalarına gitmek istedim. Her ne şekilde oluşturulduğunu daha sonra sorgulayacağım master mili takıma da alınmadım, masraflarını kendim karşılar giderim dedim ve müracaat ettim. Ama dediler ki federasyon onayı almam lazım, git yazılı olarak onay al.
Şimdi soruyorum,
1. bu yarışmalardaki derecelerin resmi olması için resmi tayinli hakemler görev yapmalı. Federasyon dernek yarışmalarını tanıyor mu ki de bölge temsilcilerinin hakem görevlendirmesine izin verecek? Diğer şehirlerden gelen hakemlerin harcırahlarını federasyon bütçesinden mutemet göndererek ödeyecek?
2. tekrar aynı soruya dönüyorum, dernekçe düzenlenen yarışmada yaptığım dereceleri federasyon tescil edecek mi? Evet ise, o zaman zaten derneğin yaptığı yarışmaları tanıyor ve hakem görevlendiriyordur, o zaman demektir ki, derneğin yarışmalarını da tanıyor. Peki neden aynı ayda 2 yarışma var, bir tane düzenlensin bitsin bendeki soru işaretleri demek abesle iştigalmidir?
Sevgili dostlar, masterlar, bizi sevenler sevmeyenler, sevgili masterlar federasyon temsilcimiz Cengiz Ağabeyimiz, ferasyonun birbirinden değerli üyeleri ve çok saygıdeğer başkanımız. Sizlere sesleniyorum. Lütfen bana birileri cevap versin.
Yoksa, geçen sene yüzlerce kişi olarak yapılan master yarışlarında bu sene İzmir'de 40 kişi bile değildik, yarın belki de bir dernek daha çıkacak onlar da yarış düzenleyecek ve sonra birisi daha ve bakacağız ki aynı anda 4 yerde aynı yarış var ve hangisine gideceğimizi şaşıracağız. Birisine gitsek de gelen sayısı 10-20 olacak kendimiz çalacağız kendimiz söyleyeceğiz ve çok ama çok kısa bir zaman sonrasında başta ben olmak üzere bir çok master bu işi bırakacak ve yine özel havuzlarda eskisi gibi sağlık için yüzmeye devam edeceğiz...
Dağılacağız biteceğiz...
Birilerinin artık sessiz kalmayıp birşeyler yapmasının zamanı gelmedi mi sizce???????
Saygılarımla;
Tamer Kunlar
|
Site Editörleri (07.08.2009)
Sevgili Ümit Abla,
ADA bebeğe hoşgeldin diyor, sizleri kocaman kucaklıyoruz.
Sevgi ile büyüsün, her şey gönlünce olsun.
Aysun - Ertan
|
Samet Aygül (06.08.2009) Sayın site sorumluları,
Sitenizi uzunca bir süredir düzenli olarak keyifle izliyorum. Güzel bir iş yaptığınızı ve güzel bir yol açtığınızı düşünüyorum.
Tüm bunlara karşın nedense tarafsız olmadığınızı ve kalamadığınızı hissediyorum. Ortada bir sorun varsa federaasyonu hedef alırken size göre iyi bir iş çıkmışsa kişileri hedefliyor ve onlara teşekkür ediyorsunuz, kutluyorsunuz. Örneği son atlama yarışmaları.
Açıkcası bunu doğru bulmuyorum ve bunca güzel iş ortaya koyan sizlere yakıştıramıyorum.
Daha tarafsız, objektif olmak çok zor olmasa gerek.
Saygılarımla, Samet AYGÜL
|
isa yldız (05.08.2009) TÜM YÜZME CAMİASININ MÜBAREK BERAT KANDİLİNİ KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI YÜCE ALLAHTAN NİYAZ EDERİM.İSA YILDIZ
|
Deniz Altın (05.08.2009) Merhaba değerli yüzmeseverler;
Yüzme Federasyonunun etkinlik programına baktığımızda en son etkinlik olarak 31 Temmuz - 02 Ağustos tarihlerindeki Türkiye Şampiyonası yarışmalarını görüyoruz. Geçtiğimiz hafta sonu Kayseri ilimizde yapıldı. Sezon boyunca iyi - kötü, olumlu - olumsuz, kamplı- kampsız, başarılı - başarısız, dertli – dertsiz, destanlı – hüsranlı birçok etkinlik yapıldı.
Benim merak ettiğim, üzerine hiçbir açıklama yapılmamış olan, fakat etkinlik programının sonunda yer alan ve bu ay başlayacağının yazıldığı (en son mart ayında güncellenen etkinlik programına bakınız) Ağustos tarihli 3-4 haftalık Avrupa Kısa Kulvar Kampı!!! Tekrar Eylül ayında 2 haftalık Kamp. Ve Kasım ayında Avrupa Kısa Kulvarla ilgili testler yapılacak. Tabii ki Aralık ayında “Avrupa Kısa Kulvar Şampiyonası”….
Sayın Federasyon başkanı, yönetim kurulu üyeleri, milli takımlar sorumlusu ve Teknik Kurullardan sorumlu arkadaşlara soruyorum:?
1) Bu kampa hangi sporcuları, hangi kriterlere göre seçeceksiniz. (İşaret parmağınızlamı seçeceksiniz? Yoksa seçtiniz mi?)
2) Kamp ve/veya kamplar nerede yapılacak, ve kamplarda hangi antrenörler görev alacak.
3) Ben, yüzme ailesi üyesi olarak merak ediyorum: Bu yarışlara katılacak sporculara “Gizli Tebligat”mı yapıyorsunuz. Veya son anda yarım yamalak çiziktirilmiş reglamanlarla geçiştirmeye mi çalışacaksınız.
Evet bu sorular size “haince” gelebilir. Eleştirilerin ne zamandır “hainlik” olarak yorumlandığı konusunda yapmış olduğunuz “tez” çalışmasını da görmek istiyoruz… Biz “hainlik” yapmaya devam edeceğiz…
|
BÜLENT ÖZTÜRK (05.08.2009) TÜM YÜZME CAMİASININ BERAT KANDİLİ MÜBAREK OLSUN. BÜLENT ÖZTÜRK/BURSA
|
Korcan Demircioğlu (02.08.2009) Merhaba,
Birkaç konu hakkında düşüncelerimi paylaşacağım:
1-) Dünya Yüzme Şampiyonası'nda milli takımlarımızın niçin en azından 4*100m. karışık bayrak yarışında yüzmediklerini merak ediyorum. Şu anda orada en iyi karışık bayrak yüzebilecek erkek takımı var. Ömer çok formda olmasa da, kurbağalamada şu anda daha iyisini yüzen de yok.
Bayan takımımızda da Burcu çok formda görünmese de en iyi kurbağa ve kelebek yüzen yücülerimiz orada. Üstelik Gizem'in sırtı fena değil, Yasemin de serbestte ne kadar kötü olabilir? Gerçekten merak ediyorum.
2-) Bir de Büyük Britanya Olimpiyatlarda başladığı dersi bu şampiyonada da sürdürüyor. Olimpiyata aday olan ve düzenleyecek olan bir ülke için yüzmenin önemi tartışılmaz, onlar da son yıllardaki durgunluklarını başarılı bir şekilde üzerlerinden atıyorlar. Bence iyi bir model olabilir, takip etmek lazım.
3-) Artı şampiyonalardan sonra elde edilen dereceleri, stil, mesafe, ülke, doğum tarihi gibi kriterlere göre sıralayıp önceki şampiyonalarla karşılaştıran uzman var mı? Bizim yüzücülerimizin elde ettikleri derecelerle karşılaştırıyor muyuz? Bizim yüzücülerimizin o yıl içerisinde kaç kilometreyi, ortalama olarak hafta kaç antremanla ve bu antremanların düzenini değerlendiriyor muyuz? Yüzücülerimizin özellikle antreman performanslarının hangi dönemlerde arttığını, ne tip antremanlarla gelişme kaydedebildiklerini, bunların nedenlerini değerlendiriyor muyuz? Yoksa bunlar sadece antrenör ve yüzücünün bilgi ve ilgilerine mi kalıyor? Düzenli olarak mesafe ve stil bazlı yüzücü sıralamaları Fina web sayfasında yayınlanıyor, burayı takip ederek hangi ülkede yüzme performansı nasıl, hangi stilde ne kadar yüzücüyü ilk 50'ye, 100'e sokmayı başarmışlar, bakıyor muyuz? Bunu nasıl yapmışlar diye araştırıyor muyuz?
Geçenlerde sevgili Süha (Tokman) Abi'nin yazısını da okudum. Kendisine çok saygı duyarım. Feyz alınması gereken çok yönü var, yararlanmamız gerektiğini düşünüyorum.
4-) Gençlik Spor Genel Md.'nü de, antrenör ve idarecilerle ilgili tespitlerinde haklılık payı olsa da, yüzmenin sadece tesisten ibaret olmadığını anlatmak ve mevcut tesislerin de sadece yüzmeye yaradığını, ayrıca özellikle bu spora ilgi duyulan bazı şehirlerde son derece kısıtlı imkanlarla tesislerin kullanılabildiğini anlatmak lazım. Akdeniz Oyunları'nda mevcut müdürün, Olimpiyat zamanında da, hala Başbakanın spor danışmanı olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum, daha önceki zat-ı muhteremin yorumları bu işin nasıl yapıldığını bilenleri güldürmekten öteye geçmez, ancak dışarıda yüzme camiasının itibarını oldukça sarsıyor. Bu kişilerle bu işi yürüteceksek, nasıl yapılacağını da anlatmanın yolunu bulmalıyız. Tabii ki önce kendi camiamızda olduğunu duyduğum, okuduğum sorunları da çözer ve önümüze bakabiliriz.
Saygılarımla.
|
Kerem Tanılkan (31.07.2009) SON GÜNLERİN GÜNDEMDEKİ TARTIŞMASI "HAİNLİK" ÜZERİNE NAZIM HİKMET'İN BİR ŞİİRİ GELDİ YİNE AKLIMA. SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM. SANIRIM HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ ALIR.
Vatan Haini
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
|
GÜNER ÜNSAL (29.07.2009) Moda tartışma üzerinedir.Konya Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünde inşaat yüksek mühendisiyim.Selçuk Üniversitesi yüzme takımını çalıştırıyorum.çocuklara ayırdığım zaman yetmiyor.Yinede başarılı olan çocuklarım var.Bakınız 11-12 yaş sonuçlarına.Konyada havuzu sahiplenecek antrenör lazım.Her dakika orada olacak.Gerektiğinde ikişer antrenman yaptıracak.Çocukları gruplandıracak felan filan.Şampiyonlar Anaduluda. Havuzda var.Gerçi bizi havuzlarda pek istemiyorlar ya.Uzun lafın kısası biz nelerle uğraşıyoruz. siz nelerle.Biz anadoluda bile esnaflık yapmıyoruz.Sizler hiç yapmayın.Havuz sorumlularının Antrenörler olması konusunda çabalayın.Camiamıza Sevgiler Güner ÜNSAL
|
Rasim Keskin (29.07.2009) Evet bizlerde yüzmeye ihanet eden hainlerdeniz sitenizdeki anketide tabi bir haine yakışır şekilde cevapladık.Bu arada verdiğimiz cevap seçeneği nedeniyle bir dostumuzun anlattığı Aşağılık kompleksi yüzünden psikoloğa giden adamın hikayesinin olaya çok benzediğini hatırladık.Güldük ve endişelendik.Sevgi ve Saygılar
|
Aysun Ergül - Site Editörü (28.07.2009) Sayın Dikmen ve Dikmen,
Sitemizde aynı isimde, farklı e-postalarla kayıtlı iki Turhan Dikmen görülmekte.
Olası bir hatanın önüne geçmek ve kişisel güvenlik için verilen e-posta adreslerine göndereceğimiz uyarıları dikkate almanızı rica ederiz.
|
Turhan Dikmen (28.07.2009) 28.7.09 Turhan Dikmen başlıklı yorumu yapan Turhan Dikmen ben değilim. Acaba sitede üye bir adaşımmı var ki ben şu ana kadar hiç rastlamadım yada ismimmi kullanıldı. Açıklamanıza peşin teşekkürlerimle.
Turhan Dikmen
|
Uğur Ödek (28.07.2009) Türk yüzmesi nereye gidiyor sorusunu farklı açlılardan cevaplamak mümkün olmasına karşın, dereceler bazında çok detaylı bir inceleme yapmadan yerimizde saydığımız söylenebilir. Geçtiğimiz senelerin yaz yüzme şampiyonaları derecelerini (ilk 10 yada 20 sporcunun derece ortalamaları baz alınmalıdır) inceleyecek olursak son 10-15 yıl periyodunda büyük bir değişim olmadığı rahatlıkla gözlenebilir. Bu değerlendirmeye bir iki hızlı sporcunu dereceleri üzerinden karşı çıkmak doğru değildir. Üzerinde çok çalışmaya gerek duymadan söyleyebilirim ki geçmiş derecelerin ortalamalarının günümüzden çok daha iyi olduğu zamanlar vardır. Sporcu, antrenör ve veliler son seri final musabakalarının birbirine yakın derecelerle tamamlandığını hatırlayacaklardır. Bu müsabakaların günümüzde yüzülen final müsabakalarına göre farklı bir keyfi ve kalitesi vardı. Yüzmenin Türkiye’deki başarı dağılımının çok daha iyi olduğu bu dönemlerden bahsetmemin bir diğer sebebi ise bu yıllarda yurt dışındaki sporcuların derecelerinin bizden çok uzak olmayışıydı bu nedenle hatırlarım ki yurtdışı yarışlarda aynı kürsüye birden fazla sporcu çıkarabilmekteydik.
Daha sonra ne oldu sorusunun en güzel yanıtlardan birisini Haluk Hoca kendi yazısı ile belirtmiştir. Havuzlarda ki antrenör potansiyeli ve profili malum. Dikkatlice bakmaya gerek yok Türk yüzmesi ne zaman duraklamaya hatta gerilemeye başladı?
-Bu tipler ortaya çıkmaya başladığında.
-Önüne gelene antrenör belgesi verilmeye başlandığında
-Havuzlar profesyonel yaklaşımdan uzak ticarethanelere dönüşmeye başladığında.
-Sadece şimdiki değil tüm federasyonların denetim ve işletim mekanizmalarının olmamasından (çalışmamasından yazacaktım sonra farkettim, böyle bir uygulamaya hiç şahit olmadım)
Uzun süredir hemde epeyce uzun süredir aklımda bir soru var. Gelmiş geçmiş tüm federasyonlar için düşünelim. Federasyon başkanının bir başka daimi işi olması mantıklımıdır?
Bu sorunun cevabına en can alıcı örneklerden birisi geçmiş dönem federasyon başkanımız bir cerrah idi. Bu gelişmeyi duyar duymaz aklımda iki olasılık canlandı.
1- Eğer başkanımız bir cerrah olacaksa bildiğim kadarıyla bir kalp ameliyatı saatler almaktadır ve oldukça yorucu bir iştir. Bu nedenle federasyon başkanımız bu işi hobi niyetine yapacaktır.
2- Eğer başkanımız federasyon başkanlığını gerektiği üzere yüklenecekse doktorluğu bırakması gerekir. Bu nasıl meslek sevgisi yarın bigün bizide bırakır ya da biz yine emeklilik hobisiyiz.
Biliyorum biraz konudan konuya geçiş oldu ancak bu konu gündeme geldiğinde her seferinde beyin fırtınası yaşıyorum. Umarım bu kez net yanıtlar ve çözümler üretebiliriz. Bu konular hakkında sebepsiz itirazlar ve karşıt görüşler gelecektir eminim. Hepsine verilecek cevap vardır. Benim istediğimde budur görüşlerinizi yazın lütfen bu gibi platformlarda açıkça ve medenice tartışılsın.
|
Sayfa:
1
[2]
[3]
[4]
[5]
[6]
[7]
[8]
[9]
[10]
[11]
[12]
[13]
[14]
[15]
[16]
[17]
[18]
[19]
[20]
[21]
[22]
[23]
[24]
[25]
[26]
[27]
[28]
[29]
[30]
[31]
[32]
[33]
[34]
[35]
[36]
[37]
[38]
[39]
[40]
[41]
[42]
[43]
[44]
[45]
[46]
[47]
[48]
[49]
[50]
[51]
[52]
[53]
[54]
[55]
[56]
[57]
[58]
[59]
[60]
[61]
[62]
[63]
[64]
[65]
[66]
[67]
[68]
[69]
[70]
[71]
[72]
[73]
[74]
[75]
[76]
[77]
[78]
[79]
[80]
[81]
[82]
[83]
[84]
[85]
[86]
[87]
[88]
[89]
[90]
[91]
[92]
[93]
[94]
[95]
[96]
[97]
[98]
[99]
[100]
[101]
[102]
[103]
[104]
[105]
[106]
[107]
[108]
[109]
[110]
[111]
[112]
[113]
[114]
[115]
[116]
[117]
[118]
[119]
[120]
[121]
[122]
[123]
[124]
[125]
[126]
[127]
[128]
[129]
[130]
[131]
[132]
[133]
[134]
[135]
[136]
[137]
[138]
|
|
|
|
|